<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü Tezleri</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12416/1874" rel="alternate"/>
<subtitle>Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü Tezlerini içerir</subtitle>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12416/1874</id>
<updated>2026-10-28T17:59:50Z</updated>
<dc:date>2026-10-28T17:59:50Z</dc:date>
<entry>
<title>Türk firmalarının uluslararası ticari istihbarat faaliyetleri: İnşaat malzemeleri ihracatçısı firmalar üzerinde bir uygulama</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12416/7116" rel="alternate"/>
<author>
<name>Ünal, Tolga Teoman</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12416/7116</id>
<updated>2024-02-06T11:05:50Z</updated>
<published>2023-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Türk firmalarının uluslararası ticari istihbarat faaliyetleri: İnşaat malzemeleri ihracatçısı firmalar üzerinde bir uygulama
Ünal, Tolga Teoman
Bu çalışmanın amacı; uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren firmaların ticari istihbarat faaliyetleri ile olan ilişkileri ve ticari istihbarat faaliyetleri bünyesinde kullandıkları yöntemlerin incelenmesidir. İnceleme kapsamında ticari istihbarat faaliyetlerinin uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren firmaların ihracat performansını olumlu yönde etkileyip etkilemediğinin saptanması konusunu içeren Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üzerinde kayıtlı firmalar üzerinde yapılan bir araştırma yer almaktadır. Araştırmanın örneklemi, Türkiye'de kayıtlı 98 adet inşaat malzemeleri ihracatçısı firma ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde kayıtlı 1 adet inşaat malzemeleri ihracatçısı firmadan oluşmaktadır. Araştırma bünyesinde veri toplama amacı ile anket formu kullanılmıştır ve anketten elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Araştırmada ölçek olarak "ihracat performans ölçeği" belirlenmiştir. Elde edilen verilere faktör analizi ve korelasyon analizi uygulanmıştır. Yapılan korelasyon analizleri sonucunda, "Aynı hedef pazarlarda faaliyet gösteren rakip firmalara yönelik ticari istihbarat faaliyetlerinden yararlanma ile ihracat performansı arasında bir ilişki vardır", "Faaliyet gösterilen uluslararası pazarların çeşitlendirilmesi aşamasında ticari istihbarat faaliyetlerinden yararlanma ile ihracat performansı arasında bir ilişki vardır" ve "Hedef Pazar olarak uluslararası pazarların belirlenmesi ve bu pazarlara yönelik pazarlama stratejilerinin oluşturulması aşamasında ticari istihbarat faaliyetlerinden yararlanma ile ihracat performansı arasında bir ilişki vardır", hipotezlerinde anlamlı ve pozitif ilişki bulunmuştur. Bu sonuçlara dayanarak firmalar tarafından yürütülen ticari istihbarat faaliyetlerinin firmaların ihracatına olumlu yönde katkı yaptığı anlaşılmaktadır.; The purpose of this study is to examine commercial intelligence activities of the companies which are active in international markets and the methods they use within their commercial intelligence activities. Within the scope of this studay, there is a research conducted on companies registered in Turkey and the Turkish Republic of Northern Cyprus, which includes determining whether commercial intelligence activities affect the export performance of companies operating in international markets in a positive way. The sample of the research consists of 98 units of construction materials exporter companies registered in Turkey and 1 unit of construction materials exporter company registered in the Turkish Republic of Northern Cyprus. A survey form was used for data collection within the research and the data obtained from the surveys were analyzed with the SPSS program. "Export Performance Scale" was determined as a scale in the research. Factor analysis and correlation analysis were applied to the obtained data. As a result of the correlation analyses, a significant and positive relationship was found in the hypotheses "There is a relationship between utilizing commercial intelligence activities for rival companies operating in the same target markets and export performance", "There is a relationship between benefiting from commercial intelligence activities and export performance at the stage of diversifying the international markets in which they operate" and "There is a relationship between utilizing commercial intelligence activities and export performance during the determination of international markets as the target market and the creation of marketing strategies for these markets". Based on these results, it is understood that the commercial intelligence activities carried out by the companies contribute positively to the exports of the companies.
</summary>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Küreselleşme ile entegre olan ekonomilerin güç savaşları: Enerji bağlamında değerlendirme ve Türkiye özelinde önermeler</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12416/7113" rel="alternate"/>
<author>
<name>Madan, Murat</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12416/7113</id>
<updated>2024-02-06T11:05:36Z</updated>
<published>2023-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Küreselleşme ile entegre olan ekonomilerin güç savaşları: Enerji bağlamında değerlendirme ve Türkiye özelinde önermeler
Madan, Murat
Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında yaşanan sıkıntıların tekrar yaşanmaması ve dünya ticaretinin serbestleştirilmesi amacıyla kurulan IMF, GATT ve Dünya Bankası gibi kurum ve kuruluşların katkısı ile teknolojik gelişmeler küreselleşmenin yolunu açmıştır. Soğuk savaşın bitişi, DTÖ'nün hayata geçirilmesi ve internetin bireysel olarak kullanılması sonucu küreselleşme hız kazanmış, ülkelerin ekonomik ve sosyal olarak birbirlerine bağlılıkları üst seviyelere çıkmıştır. Oluşan şartlardan en büyük kazancı, modern dünyanın üretim üssü haline gelen Çin sağlamış, soğuk savaş sonrası kurulan SSCB mirasçısı Rusya da ekonomik olarak toparlanarak tekrar eski günlerine dönme yönünde politikaları hayata geçirmiştir. Gelinen durum, başta ABD olmak üzere Batılı ülkeler tarafından risk olarak değerlendirilmiş ve engelleyici adımlar atılmaya başlanmıştır. Rusya'nın Kırım'ı ilhakı sonucu uygulanan yaptırımlar, Çin ve ABD'nin ticaret savaşları, Covid-19 pandemisi ve Rusya'nın Ukrayna'yı işgale kalkışması süreçlerinde dünya ticareti büyük sınamalar yaşamış, gıda, sağlık ve çip krizi başta olmak üzere tedarik zincirlerinde yaşanan sorunlar üretim süreçlerini negatif etkilemiş ve dünya genelinde enflasyonu rekor seviyelere çıkarmıştır. Küresel güçlerin kendi çıkarları doğrultusunda özellikle 2010'lu yıllardan itibaren izlemiş oldukları politikalar, küreselleşmenin etkisi ile birleşen ekonomiler için riskin büyüklüğünü göstermiştir. Dünyada yaşananlardan Türkiye'de izole kalamamış, yüksek enflasyona bağlı halkın alım gücünde azalma meydana gelmiş, izlediği politikalarla gıda ve enerji yönüyle diğer ülkelere göre kısmen daha az etkilenmiştir. Ancak, enerji konusunda dışa bağımlılık oranının çok yüksek olması gelişmekte olan ülke için büyük bir risk olarak ortada durmaktadır. Çalışmamız kapsamında küreselleşme süreci ve küresel güçlerin izledikleri politikalar ele alınmış, Türkiye için enerji kaynaklı riskler ortaya konulmuş ve bu risklerin azaltılması veya ortadan kaldırılmasına yönelik özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarından olan güneş enerjisi açısından Türkiye'nin potansiyeli mukayeseli olarak incelenerek önerilerde bulunulmuştur.; In order to prevent the recurrence of hardships experienced during the First and Second World Wars and to liberalize world trade, institutions such as the IMF, GATT, and World Bank have played a significant role in paving the way for globalization, along with technological advancements. The end of the Cold War, the establishment of the WTO, and the individual use of the internet have accelerated globalization, leading to heightened economic and social interdependence among countries. China has been the greatest beneficiary of these conditions, becoming the manufacturing hub of the modern world, while Russia, as the successor to the USSR, has implemented policies to revive its economy and return to its former days. However, this situation has been viewed as a risk by Western countries, particularly the United States, leading to the implementation of restrictive measures. The sanctions imposed as a result of Russia's annexation of Crimea, the trade wars between China and the US, the Covid-19 pandemic, and Russia's attempted occupation of Ukraine have posed significant challenges to world trade. Issues in supply chains, particularly in food, health, and chip sectors, have negatively affected production processes and pushed global inflation to record levels. The policies pursued by global powers, primarily since the 2010s, in line with their own interests, combined with the effects of globalization, have demonstrated the magnitude of the risk for interconnected economies. Turkey has been affected by these global developments, leading to a decrease in the purchasing power of its population due to high inflation. The country's policies have provided some insulation in terms of food and energy compared to other nations. However, the high level of energy dependency poses a significant risk for a developing country like Turkey. Within the scope of our study, recommendations have been made by comparing Turkey's potential in solar energy, a renewable energy source, in order to reduce or eliminate the identified risks.
</summary>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Sağlık hizmetleri pazarlamasında şehir hastanelerinde hizmet memnuniyeti: Bilkent örneği</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12416/6467" rel="alternate"/>
<author>
<name>Gökçe, Oğul</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12416/6467</id>
<updated>2023-06-07T11:10:02Z</updated>
<published>2021-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Sağlık hizmetleri pazarlamasında şehir hastanelerinde hizmet memnuniyeti: Bilkent örneği
Gökçe, Oğul
Hizmet sektörlerinden biri olarak tıbbi hizmetlerin pazarlanmasında tıbbi tesislerin tıbbi becerileri ve teknolojisi, sağlık personelinin deneyim ve yetkinliği, tıbbi ürün üreticisi tarafından üretilen mal ve hizmetler, tıbbi tesiste yapılan testler, hastalara sunulan sağlık hizmetleri ve tıbbi hizmetler, sağlıkta çok önemli bir yer tutmaktadır. Hasta memnuniyeti, sağlık pazarlamasında önemli faktörlerden biridir. Çünkü sağlık şirketleri bu şekilde hizmet sunduklarında uzun süre sahada kalabilmektttedirler. Ankara Bilkent Şehir Hastanesinden sağlık hizmeti alan hastaların aldıkları hizmetten duydukları memnuniyet konusunda hazırlanan tezde; şehir hastanelerinden hizmet alan hastaların yaşadıkları sorunların incelenerek, kaliteli hizmetten beklentilerinin neler olduğunun belirlenmesi, hasta memnuniyeti konusunda idarenin yapması gerekenlerin ortaya çıkarılarak, hem hasta memnuniyetinin sağlanması, hem de şehir hastanelerinin tercih ve tavsiye edilmesi için hastanenin alacağı kararlara yardımcı olmak amaçlanmıştır. "Ankara İli Çankaya İlçesi sınırları içinde kalan Bilkent Şehir Hastanesinden yaralanan hastaların memnun olma düzeyleri demografik özelliklere göre değişmektedir" şeklinde bir varsayımdan yola çıkarak hastaneden hizmet alan hastaların memnun olma düzeylerinin yaşa, cinsiyete, eğitime, gelir durumuna göre değişiklik gösterip göstermediğine bakılmıştır. Araştırmanın uygulama kısmında; yüz yüze anket ile internet üzerinden uygulanan dijital anket tekniği kullanılmıştır. Hastaların demografik özellikleri frekans analizi yöntemi ile değerlendirimiştir. Bu analiz sonuçlarına göre, hastaların büyük kısmının sosyal güvencesi mevcut olduğu, randevu alarak hastaneye gelindiği, büyük çoğunluğun gelirlerinin üç bin lira ve üzerinde olduğu, katılımcılardan serbest meslek ve işçi grubunun ağırlıklı olduğu, üniversite mezunu ve üstü hastaların ankete daha çok katıldıkları, yaş itibarıyla 41 yaş ve üstünün ağırlıklı olduğu saptanmıştır. Hastaların hastane hizmetlerinden memnuniyeti KMO ve Bartlett's Testi Analizi ile yapılmış ve eldeki verilerin faktör analizini yapmak için uygun olduğu bulunmuştur. Araştırmaya katılan hastaların danışma ve poliklinik personelini değerlendirme verileri varyans analizi (ANOVA) ile demografik özelliklerine göre incelenmesi sonucunda; cinsiyete ve yaşa göre hastaların memnuniyet düzeyinin farklı olduğu, eğitime, gelire ve güvenceye göre ise farklılık oluşmadığı tespit edilmiştir. Hastaların doktor ve sağlık personelini değerlendirme verilerinin tek faktörlü varyans (ANOVA) analizi sonucuna bakıldığında ise; cinsiyete, eğitime ve gelire göre anlamlı bir fark yoktur fakat güvenceye göre anlamlı bir fark bulunmuştur. Hastaların hastane hizmetlerini değerlendirme verilerinin çoklu varyans (MANOVA) analizi yapıldığında; sadece güvence kısmında anlamlılık gözlenmiştir. Hotelling's T testi sonucuna göre güvence şekli itibarıyla faktörler arasında fark olduğu tespit edilmiştir. Bu faktörlerin aralarında belirgin farklar olduğundan Şefe testine bakılmış, özel sigortalıların güvencesiz ve yeşil kartlılar'a göre daha çok memnun oldukları belirgin bir şekilde tespit edilmiştir. Bu tezin yapılan araştırma itibarıyla şehir hastanelerinde hasta memnuniyeti sağlanarak tercih edilebilir olmak açısından eksiklerin giderilmesi konusunda katkıda bulunacağı varsayılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hasta Memnuniyeti, Hasta Tatmini, Sağlık Hizmetleri Pazarlaması, Şehir Hastaneleri.; Developments in Science and Technology, health sector made significant achievements. Due to growing rate of population, healthcare providers adjust their services to worldiwde standards. The primary goal of medical services is to provide necessary medical services in acceptable and affordable conditions. The quality of health services depends on the country's economy and growth rate. Healthcare providers should adjust their marketing based on their patients' satistfaction. Patients and the relatives of the patients inspect hospital's information desk, hospital's admissions, policlinic service qualities, doctors, nurses and other hospital personnel's behaviors, also they analyze psychical and environmental conditions. In these years, due to the healthcare demand, patient's obligations and their competitive selection created competition between hospitals. Increase in healthcare providers and competition made healthcare presentations and services satisfactory for patients. The thesis look into; significance of healthcare services marketing, reason of city hospital's establishments in Turkey and worldwide, healthcare sector build operate transfer model Public-Private cooperation(KÖİ) advantages and disadvantages with highlight of patients who go to city hospitals' acceptance and satisfactions in Turkey and worldwide, improvement works under the how to achieve more satisfaction, for healthcare marketing, measuring patients' satisfaction and making demographic distinction. Firstly, in this analysis healthcare services and marketing is checked under litearature. In the second part, patients who use healthcare services are looked into satisfaction which is based on the terms of patient's acceptance and satisfaction terms. In the third part, thesis observe reason of city hospital's establishments in Turkey and worldwide and Public-Private cooperation (KÖİ) advantages and disadvantages. Lastly, based on the 5-point Likert scale questionnaire of people who use Ankara Bilkent City Hospital is made. The questionnaire applied on the patients who go to policlinic of Bilkent City Hospital. Keywords: Patient Satisfaction, Patient Pleasure, Healthcare Marketing, City Hospitals.
</summary>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Türkiye ve dünyada yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanım alanlarının karşılaştırılması</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12416/6356" rel="alternate"/>
<author>
<name>Genç, Gencer</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12416/6356</id>
<updated>2023-05-11T11:07:09Z</updated>
<published>2022-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Türkiye ve dünyada yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanım alanlarının karşılaştırılması
Genç, Gencer
Üretim sürecinin temel girdisi olan enerjiye olan talebin belirgin artışları ve artan talebin yaygın olarak fosil yakıtlar aracılığıyla karşılanması, çevre üzerinde yarattığı baskılar nedeniyle küresel alanda en çok tartışılan konulardan biri haline gelmiştir. Çevresel baskının ortadan kaldırılması için yeşil büyüme ya da büyümeme gibi çözümler ortaya atılırken, bir diğer alternatif de yenilenebilir kaynakların enerji kullanımındaki payının artırılması olmuştur. Yenilenebilir enerji kaynaklarıyla çevreye zarar vermeden üretilen ve tüketilen temiz enerji, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir büyümenin temel bileşenlerinden biridir. Her ülkede mevcut olan yenilenebilir kaynaklar; sınırlı ve ithal olan fosil kaynaklara bağımlılığı azaltarak enerjiden kaynaklı cari açığı düşürebilmekte, dış enerji kaynakları yerine ülkenin kendi yerel enerji kaynaklarına yapılan finansman aktarımı ile hem yeni istihdam alanları yaratarak büyümeyi ve kalkınmayı desteklemekte hem de enerji üretiminde maliyeti giderek düşürebilmektedir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin biçimdekullanılması bütün dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemiz açısından da büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmayla birlikte Türkiye ve dünyada yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanım alanlarının karşılaştırılması amaçlanmış bu doğrultuda konu kapsamında öncelikle literatür taraması yapılmış ardından da ülkemiz ve dünya ülkelerinde yenilenebilir enerji kullanım alanları yine meydana getirilen çalışmalardan ulaşılan veriler ile birlikte karşılaştırılmıştır. Çalışma sonucunda dünya üzerindeki en üst seviye yenilenebilir enerji kullanımının Afrika'da olduğu görülmektedir. En düşük oransa fosil yakıtların merkez olarak nitelendirilen Orta Doğu olarak karşımıza çıkmaktadır. Çin, OECD ülkeleri ve Türkiye'ninse yenilenebilir enerjileri kullanmasında Dünya ortalamasına yaklaştığı görülmektedir. Yani ülkemizin yenilenebilir enerji faaliyetlerine gelişmiş olan ülkelere oranla geç başladığı düşünüldüğü zaman bu alanda geri kalmış olduğu ortadadır. Fakat son senelerdeki gelişme ve ilerlemeler gör önünde bulundurularak dünya ortalamasına yaklaştığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Yenilenebilir enerji, OECD ülkeleri, Fosil yakıtlar.; The significant increase in the demand for energy, which is the main input of the production process, and the widespread meeting of the increasing demand through fossil fuels has become one of the most discussed issues in the global arena due to the pressures it creates on the environment. While solutions such as green growth or non growth have been put forward to eliminate environmental pressure, another alternative has been to increase the share of renewable resources in energy use. Clean energy, which is produced and consumed with renewable energy sources without harming the environment, is one of the basic components of sustainable development and sustainable growth. Renewable resources available in each country; It can reduce the current account deficit arising from energy by reducing the dependence on limited and imported fossil resources, and by transferring finance to the country's own local energy resources instead of external energy resources, it not only supports growth and development by creating new employment areas, but also reduces the cost of energy production gradually. The effective use of renewable energy sources is of great importance for our country, as it is for all countries in the world. With this study, it was aimed to compare the usage areas of renewable energy sources in Turkey and in the world, in this direction, firstly, literature was searched within the scope of the subject, and then the renewable energy usage areas in our country and in the world countries were compared together with the data obtained from the studies. As a result of the study, it is seen that the highest level of renewable energy use in the world is in Africa. The lowest rate is seen in the Middle East, which is characterized as the center of fossil fuels. It is seen that China, OECD countries and Turkey are approaching the world average in their use of renewable energies. In other words, when it is considered that our country started its renewable energy activities late compared to the developed countries, it is obvious that it is behind in this area. However, considering the developments and developments in recent years, it is seen that it is approaching the world average. Keywords: Renewable energy, OECD countries, Fossil resources.
</summary>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
