<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Özel Hukuk Bölümü Tezleri</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12416/71" rel="alternate"/>
<subtitle>Özel Hukuk Anabilim Dalı Tezlerini İçerir.</subtitle>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12416/71</id>
<updated>2026-10-28T18:52:08Z</updated>
<dc:date>2026-10-28T18:52:08Z</dc:date>
<entry>
<title>Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Sebebiyle Boşanma</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12416/7945" rel="alternate"/>
<author>
<name>Sapan, Oğuzhan</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12416/7945</id>
<updated>2024-04-25T07:34:51Z</updated>
<published>2016-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Sebebiyle Boşanma
Sapan, Oğuzhan
Türk hukukunda özel boşanma sebeplerinden sayılan suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, gerek 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nde gerekse 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda düzenleme altına alınmıştır. Kaynak kanun İsviçre Medeni Kanunu’ndan diğer özel boşanma sebepleriyle birlikte 1998 yılında çıkartılan bu boşanma sebebi, Türk kanun koyucusu tarafından 4721 sayılı Yeni Türk Medeni Kanunu’nda küçük değişikliklerle muhafaza edilmiştir. Bu çalışmada, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma; şartları, dava hakkının ileri sürülebilmesi ve sonuçları bağlamında incelenmiştir.
</summary>
<dc:date>2016-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>İşçi sendikası yöneticiliği ve güvenceleri</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12416/7112" rel="alternate"/>
<author>
<name>Bilgi, Ömer</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12416/7112</id>
<updated>2024-02-06T11:05:31Z</updated>
<published>2023-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">İşçi sendikası yöneticiliği ve güvenceleri
Bilgi, Ömer
Tarihsel süreç içinde sanayi devrimi, küreselleşme gibi gelişmeler karşısında çalışma koşulları ağırlaşan işçiler, örgütlenmeleri halinde haklarını daha iyi koruyabilecekleri düşüncesi ile sendikalaşma hareketlerini başlatmıştır. Başlangıçta çeşitli baskılara maruz bırakılan sendikalaşma hareketleri zamanla yasal zemine kavuşmuş; çalışma bilincinin artmasıyla daha da güçlenmiştir. İşçiler sendikaya üye olmanın yanı sıra sendikanın faaliyetlerine ve yönetimine katılma hakkına sahiptir. Demokratik örgütler olan sendikalarda, sendikanın temsil ve iradesini üstlenen yönetim kurulunun üyeleri kural olarak seçimle göreve gelir. Ancak işçilerin yönetime katılma hakkını tam anlamı ile kullanabilmeleri için birtakım güvencelere sahip olması gerekmektedir. Çalışmanın ilk bölümünde; sendika kavramından başlayarak sendikalara ilişkin temel kavramlar, sendika türleri, sendikalara ilişkin ilkeler incelenerek sendikal özgürlük incelenecektir. İkinci bölümünde, sendika yöneticiliği kapsamlı olarak ele alınarak, sendika yöneticisi olma koşulları, türleri ve yöneticiliğin sendikalardaki fonksiyonu incelenecektir. Üçüncü bölümde sendika yönetim kurulunun oluşumu, seçilebilme yeterliliği, seçimlere ilişkin hususlar ele alınacaktır. Son bölümde ise sendika yöneticilerine tanınan güvenceler ve sonuçları emsal yargı kararları doğrultusunda değerlendirilecektir. Çalışmanın amacı, işçi sendikası yöneticiliği ve güvencelerini ayrıntılı bir biçimde ele alarak, sendikal bilincin artırılmasına katkı sağlamaktır.; In the historical process, the workers, whose working conditions have become heavier in the face of developments such as the industrial revolution and globalization, have started unionization movements with the thought that they can better protect their rights if they organize. Unionization movements, which were exposed to various peer pressures at the beginning, gained legal ground over time and strengthened with the increase in working awareness. Workers have the right to participate in the activities and management of the union, as well as being a member of the union. In unions that are democratic organizations, the members of the board of directors, who assume the representation and will of the union, are elected as a rule. In order for workers to fully exercise their right to participate in the management, they must have certain guarantees. In the first part of theses; Starting from the concept of union, basic concepts related to unions, types of unions, principles related to unions will be examined and union freedom will be examined. In the second part, the conditions and types of being a union manager and the function of management in unions will be examined by comprehensively discussing union management. In the third part, the assurances given to union managers and their results will be evaluated in line with the precedent decisions. The aim of the study is to contribute to raising union awareness by discussing the labor union management and guarantees in detail.
</summary>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Singapur Sözleşmesi kapsamında arabuluculuk sonucunda yapılan milletlerarası sulh anlaşmalarının icra edilebilirliği</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12416/7108" rel="alternate"/>
<author>
<name>Çetin, Ercan</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12416/7108</id>
<updated>2024-02-06T11:05:12Z</updated>
<published>2023-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Singapur Sözleşmesi kapsamında arabuluculuk sonucunda yapılan milletlerarası sulh anlaşmalarının icra edilebilirliği
Çetin, Ercan
Arabuluculuk, gelişen dünya düzeninde yaşanacak uyuşmazlıkları en kısa zamanda çözüme kavuşturabilecek bir alternatif çözüm yollarından birisidir. Arabuluculuk sonucu yapılan milletlerarası nitelik taşıyan sulh anlaşmalarının başta devletlerde icra edilebilirliğini sağlamak üzere "Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Uluslararası Sulh Anlaşmalarına Dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesi" kabul edilmiştir. Singapur Sözleşmesi olarak da bilinen bu sözleşme, alternatif çözüm yöntemlerinden biri olan arabuluculuğun milletlerarası platformda geliştirilmesini sağlayacak bir sözleşme olarak görülmektedir. Bu çalışma ile Singapur Sözleşmesinin uygulamada yaşanabilecek fayda ve eksikleri incelenmeye çalışılacaktır.; Mediation is one of the alternative solutions that can resolve disputes to be experienced in the developing world order as soon as possible. "United Nations Convention on International Settlement Agreements Resulting from Mediation" was adopted in order to ensure the enforceability of international peace agreements concluded as a result of mediation, primarily in states. This contract, also known as the Singapore Convention, is seen as a contract that will enable the development of mediation, which is one of the alternative resolution methods, on an international platform. With this study, the benefits and shortcomings of the Singapore Convention will be tried to be examined.
</summary>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesi halinde değer artış payı ve artık değere katılma</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12416/7096" rel="alternate"/>
<author>
<name>Şahin, Alperen</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12416/7096</id>
<updated>2024-02-05T12:51:36Z</updated>
<published>2023-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesi halinde değer artış payı ve artık değere katılma
Şahin, Alperen
01/01/2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin kural yani yasal mal rejimi olacağını düzenleyerek 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin düzenlemiş olduğu yasal mal rejimi olan mal ayrılığından vazgeçmiştir. Yapılan bu değişiklik ile özellikle eve emeğiyle katkı sağlayan kadın eşin bu emeğinin karşılığını mal rejimi sona erdikten sonra alabilmesi amaçlanmıştır. Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi eşlerden birinin ölümü, eşlerin boşanmaları, evliliğin iptali veya eşlerin başka bir mal rejimini seçmeleriyle sona erecektir. Eşler arasında uygulanan edinilmiş mallara katılma rejimi sona erdiği takdirde eşlerin birbirlerinden talep edebilecekleri alacak kalemleri ortaya çıkacaktır. Edinilmiş mallara katılma rejimi devam ederken eşlerin diğer eşin malvarlığında bulunan bir mala yönelik olarak o malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunması halinde 227. maddede düzenlenmiş olan değer artış payı alacağına hak kazanacak ve bu alacağına mal rejiminin tasfiyesi sonucunda ulaşabilecektir. Edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesi halinde eşlerin talep edebilecekleri bir diğer alacak kalemi olan artık değere katılma alacağı için gerekli olan tek şart ise eşler arasında bu mal rejiminin uygulanmış olmasıdır. Edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesi halinde artık değere katılma alacağına hak kazanacak eşin değer artış payı alacağında olduğu gibi doğrudan doğruya bir katkısının olması gerekmemektedir. Bu durum edinilmiş mallara katılma rejiminin en önemli özelliğidir. Anahtar Kelimeler: Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi, Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Sona Ermesi, Değer Artış Payı Alacağı, Artık Değere Katılma Alacağı.; 4721 numbered Turkish Civil Code which became effective on 01/01/2002, has abandoned the regime of separate of estates in former 743 numbered Turkish Civil Code and accepted the legal regime of property as participation in acquired property. With this change, it is aimed that the wife, who contributes to the house with her labor, can receive the return of this labor after the property regime ends. The regime of participation in acquired property between the spouses will terminate with the death of one of the spouses, the divorce of the spouses, the annulment of the marriage or by choosing another property regime. When the regime of participation in acquired propery terminates in anyway, these contributions of husband and wife bring value added share receivable into question. When spouses contribute to the acquisition by an improvement or protection of a property in the other spouse's assets while the regime of participation in the acquired property continues, they will be entitled to the increased value share regulated in Article 227 and this claim will be reached as a result of the liquidation of the property regime. The characteristic of the residual value claim, which is another receivable item that the spouses can claim in the event of the termination of the regime of participation in acquired property, is that this property regime is applied only between the spouses. In the event of the determination of the regime of participation in the acquired property, the spouse who will be entitled to the residual value participation receivable does not have to have a direct contribution, as in the claim of increased value. This fact is the most significant feature of the regime of participation in acquired property. Keywords: Regime of Participating to Acquired Property, The Termination of the Regime of Participating to Acquired Property, The Claim of Increased Value, The Claim of Residual Value.
</summary>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
