<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="http://hdl.handle.net/20.500.12416/161">
<title>İşletme Yönetimi Bölümü Tezleri</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12416/161</link>
<description>İşletme Yönetimi Bölümü Tezlerini İçerir.</description>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/20.500.12416/6471"/>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/20.500.12416/6469"/>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/20.500.12416/6442"/>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/20.500.12416/6362"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-10-28T18:52:09Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/20.500.12416/6471">
<title>The motivations and problems of women entrepreneurs according to their profiles</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12416/6471</link>
<description>The motivations and problems of women entrepreneurs according to their profiles
Balkı, Büşra
Ekonomik büyümeye ve sosyal kalkınmaya katkıları kaçınılmaz olsa da girişimcilik alanında aktif olarak yer alan kadın sayısı hala düşüktür. Kadınları kendi işini kurmaya motive eden birçok farklı neden ve karşılaştıkları farklı sorunlar olduğundan, bu faktörlerin girişimciliğin farklı aşamaları ve farklı sektörler için ortaya çıkarılması önemlidir. Bu çalışmada, kadın girişimcilerin motivasyonları ve işletmelerinin kuruluş ve büyüme aşamalarında karşılaştıkları sorunlar incelenmiştir. Bu çalışmanın örneklemini farklı demografik profillere sahip ve işletmeleri çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren 40 kadın girişimci oluşturmaktadır. Kadın girişimcilerle yapılan görüşmelerden elde edilen nitel veriler, geleneksel ve geleneksel olmayan girişimciler olmak üzere girişimci profillerine göre analiz edilmektedir. Araştırmanın bulguları, hem geleneksel hem de geleneksel olmayan kadın girişimcilerin motivasyonlarının çoğunlukla bağımsızlık arzusu, başarı arzusu, kendi işinin patronu olma arzusu gibi arzu edilirlik faktörlerini içeren çekici faktörlerden kaynaklandığını göstermektedir. Öte yandan kadın girişimcilerin işletmelerinin kuruluş aşamasında, çoğu makro olmak üzere hem makro hem de mikro sorunlarla karşı karşıya kaldıkları ortaya çıkmıştır. Ayrıca mikro sorunlarla karşılaşan geleneksel olmayan kadın girişimcilerin sayısı geleneksel kadın girişimcilere göre daha fazladır. Benzer şekilde, işletmelerinin büyüme aşamasında hem geleneksel hem de geleneksel olmayan kadın girişimcilerin karşılaştıkları sorunların çoğunlukla makro sorunlar olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda bu çalışma, geleneksel ve geleneksel olmayan girişimciler ile girişimciliğin farklı aşamaları olan kuruluş ve büyüme aşamaları arasında karşılaştırmalı bulguları ile literatüre katkı sağlamaktadır.; Although their contributions to economic growth and social development are inevitable, the number of women who are actively involved in entrepreneurship is still low. Since there are many various reasons that motivate women to start their own business and different problems that they face, it is important to reveal these factors for different stages of entrepreneurship and also for different sectors. In this study, the motivations of women entrepreneurs and the problems they encounter during the establishment and growth stages of their businesses are explored. The sample of this study consists of 40 women entrepreneurs with different demographic profiles and whose businesses operate in various sectors. The qualitative data obtained from interviews with women entrepreneurs are analyzed in accordance to their entrepreneurial profiles, as traditional and non-traditional entrepreneurs. The findings of the research indicate that the motivations for both traditional and non-traditional women entrepreneurs are mostly caused by the pull-factors that include the desirability factors such as the desire for independence, the desire for achievement, the desire to be their own boss. On the other hand, it was revealed that in the establishment stage of their businesses, women entrepreneurs faced both macro and micro problems, most of which are macro problems. Moreover, the number of non-traditional women entrepreneurs who encounter micro-problems is higher than traditional women entrepreneurs. Similarly, in the growth stage of their businesses, it is found out that the problems faced by both traditional and non-traditional women entrepreneurs are mostly macro problems. Accordingly, this study contributes to the literature with its comparative findings among traditional and non-traditional entrepreneurs and also among different stages of entrepreneurship which are establishment and growth stages.
</description>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/20.500.12416/6469">
<title>Digital awareness of SMEs: A qualitative analysis</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12416/6469</link>
<description>Digital awareness of SMEs: A qualitative analysis
Uzuner, Candar
Günümüzde hem akademinin hem de sahada faaliyet gösteren firmaların gündeminde olan Endüstri 4.0, duyurulduğu günden bu yana birçok araştırmaya konu olmuş olsa da hala bir çalışma konusu olarak güncelliğini korumaktadır. Endüstri 4.0 teknolojilerinin dünyanın gelişmiş ülkeleri tarafından kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte bu kavram, dünyanın geri kalanı tarafından da takip edilmesi neredeyse bir zorunluluk haline gelen bir trende dönüşmüştür. Bu aşamada rekabette tutunabilmenin yolu; işletmelerin dijital dönüşümlerini gerçekleştirmelerinden geçmekte, bu da firmaların dijital farkındalıklarının yüksek olmasını gerektirmektedir. Bu çalışmada, Ankara'da, bilişim sektöründe faaliyet gösteren KOBİ'lerin dijital farkındalıkları ve Endüstri 4.0 teknolojilerine yönelik algıları; nitel bir araştırma deseni çerçevesinde, 20 katılımcıyla gerçekleştirilen mülakatlardan faydalanarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, katılımcılar dijitalleşmeyi ve Endüstri 4.0'ı farklı ancak ilişkili kavramlar olarak algılamaktadır. Yeni nesil teknolojilere yönelik farklı görüşlerin olduğu, dijital dönüşümün firmaların dış kaynak kullanma kararlarında etkin rol oynadığı, firmalara sağladığı zamandan ve maliyetten sağlanan tasarruflara karşın ortaya çıkan problemler tespit edilirken, firmaların dijital farkındalıklarının daha derinlemesine araştırılabilmesi için ilave çalışmalara ihtiyaç olduğu değerlendirilmiştir. Başlıca dezavantajlar güvenlik sorunları ve kalifiye çalışan eksikliğidir. Çalışmanın sonuçlarından ilgili sektörlerin aktörlerinin bu alanda çalışma yapan araştırmacıların istifade edeceği umulmaktadır. Anahtar Kelimeler: dijitalleşme, dijital farkındalık, Endüstri 4.0 uygulamaları, KOBİ, teknoloji işletmeler; Industry 4.0, which is on the agenda of both academia and companies operating in the field, has been the subject of many researches since the day it was announced, but still maintains its recency as a study subject. With the extensive usage of Industry 4.0 technologies by the developed countries of the world, this concept has turned into a trend that has become almost a necessity to be followed by the rest of the world. At this stage, the way for companies to survive in local and global competition is through their digital transformation, and in order to realize this transformation, companies need to have high digital awareness. In this study, digital awareness and perceptions of Industry 4.0 technologies of managers of SMEs in Ankara operating in the IT sector, which is the locomotive of digital transformation in Ankara was analyzed within the framework of a qualitative research design, using the data from in-depth interviews made with 20 interviewees. According to the results of the research, participants perceive digitalization and Industry 4.0 as different but related concepts. There are different views on new generation technologies, even some participants consider the technologies as a marketing tool, digital transformation plays an active role in the outsourcing decisions of companies, the problems that arise despite its flexibility the time and cost savings these technologies provide to companies. The main disadvantages consists of security problems and lack of qualified employees. While additional research is needed to further understand the digital awareness of companies to reveal more comprehensive results. It is hoped that the results of this study will benefit the actors of the relevant sectors and the researchers working in this field. Key Words: digitalization, digital awareness, Industry 4.0 applications, SMEs techno-business
</description>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/20.500.12416/6442">
<title>The impact of the E-WOM activities on consumers' purchasing decisions: An applied research on female consumers in Tabriz</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12416/6442</link>
<description>The impact of the E-WOM activities on consumers' purchasing decisions: An applied research on female consumers in Tabriz
Pirnia, Tara
Word-of-mouth (WOM) known as a one of the most essential information sources among consumers when they making a purchase decision. However, with the development of the Internet specially nascence of social media, a new perspective has been brought for WOM that enabling consumers to communicate with each other online by engaging in electronic word of mouth. In different social media platforms, people are able to post, share and exchange their view and experiences about the product or services to inform and up to date consumers who want to collect information and making decision in order to purchase service or a product or not. This research discusses the electronic word of mouth within the context web 2.0. Mainly, this dissertation studies the influence of online consumer reviews, one model of e-WOM, in social media on consumers` purchase decision. Also look at the differences between frequency of checking reviews and demographic characteristics of target group such as age and educational level. The study used a questionnaire to survey 385 females from the Tabriz, Iran to validate the impact of the eWOM scale on female consumers' purchase decision. The data was analyzed by using the SPSS. Findings demonstrate that the influence of e-WOM depends on valance, source credibility, timeliness, quality and the volume of information obtained from e-WOM. More interestingly, valance, quality and timeliness of the OCR has a greater perceived influence than volume and trustworthiness on females' decision. We also find that there exists a differences between consumers' frequency of checking reviews and educational level of consumers while there are no differences between consumers' frequency of checking reviews and age of consumers. A suggestion for further study is enclosed.; Agizdan agiza pazarlama, tuketicilerin kullandiklari mal ve hizmetler hakkinda digger tuketicilere yaptiklari tavsiyelere dayanmaktadir. Tüketiciler arasında satın alma kararı alırken en önemli bilgi kaynaklarından biri olarak da gosterilmektedir (WOM). Internetin, özellikle de sosyal medyanın gelişmesiyle, tüketicilerin birbirleriyle elektronik yani online olarak iletişim sağlayabilmeleri, WOM'a yeni bir bakış açısı getirmistir. Çeşitli sosyal medya platformlarinda bireyler, bir ürün veya hizmetle ilgili bilgi toplamak veya satın almaya karar veren müşterileri bilgilendirmek hedefiyle aldiklari ürün veya hizmetler hakkında kendi yorum ve deneyimlerini paylaşabilmektedirler. Bu arastirmanin amacı web 2.0 metnindeki elektronik agizdan agiza pazarlama faaliyetinin etkisini (e-WOM) araştirmaktır. Temel olarak, bu araştirmada tuketicilerin sosyal medyada yazdiklari yorumlarin diğer tuketicilerin satin alma kararlari uzerindeki etkilerin incelemek ve yorumlarin okuma sıklığı ile hedef kitlenin yaş ve eğitim düzeyi gibi demografik özellikleri arasındaki iliskiyi ortaya koymaktir. Bu çalışmada, eWOM ölçeğinin kadın tüketicilerin satın alma kararlarına olan etkisini olcmek amaciyla, Iran'da Tebriz sehrinde yasayan 385 kadın tuketiciye anket calismasi uygulanmiştir. Elde edilen veriler SPSS kullanılarak analiz edilmistir. Bulgular, e-WOM'un etkisinin, tuketici yorumlarinin olumlu ve olumsuzluğuna, kaynak güvenilirliğine ve güncelliğine, yorumlarin kalitesine ve icerigine bağlı olduğunu göstermektedir. İlginç bir şekilde, yorumlarin olumlu olusu ve kalitesi ile kaynağin güncelliği, kadın tuketicilerin karar alma süreçlerinde yorumlarin hacmi ve kaynağin güvenilirliği ile kiyaslandiginda daha guclu algılanan bir etkiye sahiptir. Ayrıca, anketlerden alinan veriler, tüketicilerin yorumlari kontrol etme sıklığı ve tüketicilerin yaşi arasında hiçbir fark olmadığı halde, tüketicilerin yorumlarin inceleme sıklığı ve eğitim düzeylerini arasında bir fark olduğunu kanitlamaktadir.
</description>
<dc:date>2018-11-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/20.500.12416/6362">
<title>Some observations on the first-time adoption of IFRS 16 in the context of lessee airlines</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12416/6362</link>
<description>Some observations on the first-time adoption of IFRS 16 in the context of lessee airlines
Afsari, Ali
Bu tez, Uluslararası Finansal Raporlama Standardı 16 Kiralama İşlemlerinin ilk uygulamasına odaklanmıştır. Kiralama işlemlerinin en fazla görüldüğü sektörlerden biri olan havayolu sektöründen küresel bir örneklem oluşturarak kiracı perspektifinde üç konu analiz edilmiştir: (1) finansal durum tablosunda kiralanan (kullanım hakkı elde tutulan) varlıkların ve kiralama borçlarının sunumu, (2) UFRS 16'yı tamamen geriye dönük olarak uygulayan havayollarının önceki yıl ve yeniden düzenlenmiş önceki yıl finansal tablo değerleri dikkate alınarak likidite, ödeme gücü ve karlılık oranlarının analiz edilmesi yoluyla havayollarının finansal durumundaki değişiklik ve (3) kiracının zorunlu açıklamalarının uygunluk düzeyi ele alınmıştır. Araştırma, havayollarının %50'den fazlasının finansal durum tablosunda kiralanan varlıklarını ve kiralama yükümlülüklerini ayrı bir kalem olarak rapor ettiğini ortaya koymaktadır. Oranlardaki değişim açısından, tipik oranlardan net işletme sermayesi ve cari oranın likidite açısından düştüğünü, borç/özkaynak ve borç/aktif toplamı oranlarının ödeme gücü açısından yükseldiğini ve toplam aktif devir hızının da varlık verimliliği açısından düştüğünü göstermektedir. Bununla birlikte bazı oranlarında her havayolu için ayrı ayrı analiz edilmesi gerekmektedir. Finansal tablo açıklamaları ile ilgili olarak, havayolları edinimlerini, amortisman giderlerini, defter değerlerini, faiz giderlerini, vade analizini ve kiralamalar için toplam nakit çıkışlarını raporlamaktadır. Ancak, kısa vadeli kiralamalar ve düşük değerli varlık kiralamaları için raporlama muafiyetinden yararlandıklarını beyan etmekle birlikte, bu tür kiralamalara ilişkin giderlerini genellikle açıklamamaktadırlar. Ayrıca raporlamada çeşitlilikte gözlemlenmiştir. Daha sonra yapılacak bir çalışmada, raporlamadaki iyileştirmeyi gözlemlemek için UFRS 16'nın benimsenmesinin ikinci yılına ilişkin sunum ve açıklama konuları analiz edilebilir. Anahtar Kelimeler: UFRS, Kiralamalar, UFRS 16, İlk Uygulama, Havayolu Şirketleri.; This thesis focuses on the first-time adoption of International Financial Reporting Standard 16 Leases. By establishing a global sample from the airline industry which is one of the most lease oriented industries, it analyses three issues in the context of lessee perspective: (1) presentation of leased (right-of-use) assets and lease liabilities on the statement of financial position, (2) change in financial position of the airlines by analyzing liquidity, solvency, and profitability ratios considering prior year and restated prior year financial statement values of airlines that adopted IFRS 16 on a full-retrospective basis, and (3) compliance level of mandatory disclosures of lessee. The research reveals that more than 50% of airlines report their leased assets and lease liabilities as a separate line item on the face of the statement of financial position. In terms of change in ratios, typical ratios indicate that net working capital and current ratio declined in terms of liquidity, debt to equity and debt to assets ratios increased in terms of solvency and total asset turnover also declined in terms of asset efficiency. However, some ratios should be analyzed on a case-by-case for each airline. Regarding disclosure requirements, airlines report their additions, depreciation expenses, carrying amounts, interest expenses, maturity analysis, and total cash outflows for leases. However, they declare that they benefit from exemption of reporting short-term leases and leases of low-value assets, but they don't usually report their expenses for such leases. In addition, diversity of reporting has been observed. Further research is to analyze presentational and disclosure issues for the second year of IFRS 16's adoption to observe any improvements in reporting. Keywords: IFRS, Leases, IFRS 16, First-time Adoption, Airline Industry.
</description>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
