<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>İngiliz Edebiyatı ve Kültür İncelemeleri Bölümü Tezleri</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12416/606</link>
<description>Edebiyat ve Kültür Çalışmaları Bölümü Tezlerini İçerir.</description>
<pubDate>Wed, 28 Oct 2026 17:47:59 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-10-28T17:47:59Z</dc:date>
<item>
<title>Racial and gender discrimination against the creole identity in jJean Rhys's Wide Sargasso Sea</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12416/6544</link>
<description>Racial and gender discrimination against the creole identity in jJean Rhys's Wide Sargasso Sea
Younus, Ahmed
Jane Rhys's novel Wide Sargasso Sea builds around the theme of identity as seen in the experience of the female protagonist Antoinette Cosway, who struggles as a female Creole to prove her identity in an environment that rejects her. In fact, she is faced with double discrimination on the basis of her race and gender. The first part of this thesis will address the writer Jean Rhys and her connection with Wide Sargasso Sea and her female protagonist Antoinette. The chapter will attempt to compare and contrast the characteristics and reactions of two female characters in two different novels -Antoinette from Wide Sargasso Sea and Jane from Charlotte Brontë's novel Jane Eyre - in the face of the hardships they have to deal with throughout their lives. The second chapter of the thesis will focus on the racial discrimination against the white Creole protagonist, Antoinette, whose multiple efforts to identify with the black community of the Caribbean ultimately prove to be futile, as she is faced with rejection every time she attempts to do so. The chapter will also discuss the rejection that Antoinette is subjected to by the white English community, and the painful experience that she goes through after her marriage to her husband , who can be viewed as a representative of the English community. The third chapter will deal with the racial discrimination against Antoinette as a female Creole caught in a patriarchal society. As a woman hopelessly trapped in a society dominated by male values, Antoinette has been renamed, displaced, and ostracized by her controlling husband. She desperately struggles to resist him as he tries in more than one way to strip her off her real identity. Given the gender issues handled in the novel, the experiences of the female protagonist will be discussed from a feminist point of view.; Jane Rhys'in Türkçeye Geniş, Geniş Bir Deniz adıyla çevrilmiş romanı, kendini reddeden bir çevrede kimliğini kanıtlama mücadelesi veren Krio kadın başkahraman Antoinette Cosway'ın yaşadıklarından yola çıkarak kimlik teması üzerine kurgulanır. Romanın kahramanı, ırk ve toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılığı aynı anda yaşar. Bu tezin ilk bölümünde Jane Rhys'in Geniş, Geniş Bir Deniz ve kitabın kadın kahramanı Antoinette ile olan bağı ele alınacaktır. Bu bölümde aynı zamanda iki ayrı romanın kadın kahramanlarının – Geniş, Geniş Bir Deniz'in baş kahramanı Antoinette'nin ve Charlotte Bronte'nin Jane Eyre adlı romanının baş kahramanı Jane'nin – hayatları boyunca karşılaştıkları güçlüklere verdikleri tepkilerinin ve bu iki karakterin özelliklerinin bir karşılaştırması yapılacaktır. İkinci bölüm ise Karayipler'in siyahi topluluğu ile özdeşleşme çabaları her seferinde reddedildiği için nafile çıkan kitabın Krio karakteri Antoinette'ye karşı uygulanan ırksal ayrımcılığa odaklanacaktır. Bu bölümde, Antoinette'nin beyaz İngiliz çevre tarafından maruz bırakıldığı reddiyeyi ve İngiliz çevrenin bir temsili olarak görülebilecek eşiyle yaptığı evlilikten sonra yaşadığı acılı deneyimleri de ele alınacaktır. Üçüncü bölümde ataerkil bir toplumda sıkışmış kadın karakter Antoinette'ye yapılan ırksal ayrımcılık ele alınacaktır. Erkek egemen değerlerle yönetilen bir toplumda umutsuz bir şekilde kapana sıkışmış bir kadın olan Antoinette, kontrolcü kocası tarafından yeni bir ad verilmiş, yerinden edilmiş ve toplum dışına itilmiştir. Kocası her yolu deneyerek onu gerçek kimliğinden çıkarmaya çalışırken, o kocasına karşı çaresizce direnmeye çalışmaktadır. Romanda toplumsal cinsiyet konuları ele alındığı için kadın karakterin deneyimleri feminist bir bakış açısından tartışılacaktır.
</description>
<pubDate>Mon, 01 Feb 2016 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/20.500.12416/6544</guid>
<dc:date>2016-02-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Consumerism and reflections of violence in Chuck Palahniuk's Fight Club and James Graham Ballard's millennium people and kingdom come</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12416/6377</link>
<description>Consumerism and reflections of violence in Chuck Palahniuk's Fight Club and James Graham Ballard's millennium people and kingdom come
Durmaz, Hüseyin Kürşat
Tüketimcilik anlayışı yeni bir hayat tarzı olarak günümüzde toplumların alışıla gelmiş sosyal ahlak değerlerini bozmak pahasına insanları tüketime özendirmekte ve bilinçsiz tüketimin neden olduğu kültürel ve doğal tahribatla insanlığın sonunu hazırlamaktadır. Postmodern tüketim, yarattığı sahte mutluluk ve özgürlük algıları sayesinde tüketimi uygarlığın ve sosyal yaşamın merkezine koymakta; bununla birlikte, tüketim için yeterli boş zaman ve finansal kaynaktan yoksun olan bireyleri toplumun dışına itmektedir. Tüketememenin yarattığı hayal kırıklığı ve ötekileştirmenin yol açtığı stres durumunu ortadan kaldırmak için yeterli kaynaklara sahip olamayan bireyler, tüketime alternatif olarak şiddet, pornografi, suç ve bağımlılık gibi sapkınlıklara yönelmektedirler. Tüketim değerlerine göre sınıflaşan topluluklar arasında çatışmaya sebep olan bu durum toplumsal çöküşü hızlandırmakta ve medeniyetin temelini oluşturan ortak yaşam bilincinin yerini kaosa bırakarak uygarlığın tükenişine yol açmaktadır. Bu çalışmanın amacı, tüketimcilik anlayışının iç dinamiklerini irdeleyerek, yarattığı şiddet kültürünün yansımalarını Amerikalı yazar Chuck Palahniuk 'in Dövüş Kulübü adlı romanı ile son dönem İngiliz yazarlarından James Graham Ballardın'ın Milenyum İnsanları ve Öteki Dünya adlı romanlarında ele almaktır. İçerik, kurgu ve roman kişileri arasındaki dikkat çekici benzerliklerden ötürü Dövüş Kulübü ve Milenyum İnsanları adlı romanlar karşılaştırmalı olarak incelenmişlerdir.; Today, consumerism as a new life-style, propels societies into consumption, eroding the conventional social morality of societies, and the cultural and natural destruction caused by this consumption tolls the death knell for humanity. Consumerism puts the consumption culture in to the centre of civilization and social life, as the main activity for pleasure, creating phony perceptions of happiness and freedom. However, those who do not have adequate free time and financial sources for consumption are isolated in this consumer culture. People who are deprived of consumption opportunities gravitate towards violence, crime, pornography and addictions as alternatives to consumption. These inequalities, which cause conflicts between the social strata that are classified according to their product choice, not only pave way to social disintegration, but also to the annihilation of civilisation. The hazards of consumerism, which have been criticised by many thinkers such as Baudrillard, Badiou, Bocock, Bauman and Zizek, has also inspired many literary works of prominent writers in the world. The aim of this study is to scrutinize consumerism and the reflection of violence in the novels Fight Club by Chuck Palahniuk and Millennium People and Kingdom Come by James Graham Ballard. Due to the striking parallelism between Fight Club and Millennium People in terms of characterization and plot, these novels have been analyzed comparatively.
</description>
<pubDate>Tue, 01 Jan 2019 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/20.500.12416/6377</guid>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>The role of women in the society during the early Nineteenth century and the opposition of Jane Austen to the role of women in Mansfield Park</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12416/6376</link>
<description>The role of women in the society during the early Nineteenth century and the opposition of Jane Austen to the role of women in Mansfield Park
Nesimoğlu Korkmazoğlu, Aliye Duygu
Jane Austen çağının sosyal sorunlarına odaklanan bir yazardır. Geç on sekizinci yüzyıl ve erken on dokuzuncu yüzyıl arasında yaşamış, bu dönemde güçlü bir şekilde karşı çıktığı bazı sosyal olaylar olmuştur. Umut Parkı adlı romanında Jane Austen, temelde erken on dokuzuncu yüzyılda kadınların sosyal rollerine karşı çıkmıştır. Bu yüzyılda kadınlar için sosyal yaşamda yer almak kolay değildir. Eğitim ve iş hayatı kadınlar için uzak kavramlardır. İyi bir eğitim almak isteyen bir kadın, birçok sorunla karşılaşmak zorunda kalmıştır. Ama Jane Austen, Fanny Price karakterini kullanarak kadınların sosyal hayatta başarılı olabileceklerini göstermek için romanında bu gerçek üzerine odaklanır.Umut Parkı romanında Jane Austen okuyucularına özellikle toplumda orta ve yüksek sınıflar arasındaki insan ilişkilerini gösterir. Bu çalışmanın amacı Jane Austen'ın Umut Parkı adlı romanında Fanny karakterini kadınların toplumda nasıl aktif olabileceklerini göstermek için kullandığını öne sürmektir. Jane Austen'ın Umut Parkı adlı eseri bu açıdan incelendiğinde kadınların iyi bir eğitime ve toplumda iyi bir yere sahip olabileceklerini göstermek için ana karakterin büyük çaba sarf ettiği görülür. Romanında Fanny karakterini yaratarak Jane Austen kadınların güçlerini ve yeteneklerini göstermek ister ve bunu yaparken de Jane Austen romanında gerçekçi bir bakış açısı kullanır.; Jane Austen is a writer focusing on the social problems of her era. She lived in the late-eighteenth century and the early-nineteenth century. There were some social points which she strongly opposed in her period. In her novel Mansfield Park, Jane Austen mainly opposed the social roles of women in the early-nineteenth century. In this century, it was not easy for women to take part in social life. Education and business life were terms far away for women. A woman who wanted to take a good education had to face with many struggles. However, Jane Austen mainly focused on this fact in her novel,using her character Fanny Price in order to show how women could be successful in social life. The aim of the present study is to demonstrate that Jane Austen uses Fanny in Mansfield Park in order to teach her society how women can become an active person in the society. Through examining Mansfield Park from this perspective, it is seen that Jane Austen made great effort to show that women could have a good education and have a good place in the society. Throughout Mansfield Park, Jane Austen shows her readers the human relationships especially within middle and upper-classes in the society. By creating Fanny in her novel, she wants to show women's strength and abilities and while doing it, Jane Austen uses a realist point of view in Mansfield Park .
</description>
<pubDate>Thu, 01 Jan 2015 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/20.500.12416/6376</guid>
<dc:date>2015-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Writing as a challenge to victorian patriarchal values: Elizabeth Browning's Aurora Leigh</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12416/5570</link>
<description>Writing as a challenge to victorian patriarchal values: Elizabeth Browning's Aurora Leigh
Kaya, Soner
Elizabeth Barrett Browning's long narrative poem Aurora Leigh tells the story of a woman who strives to be a poet in the Victorian period. However, writing poetry was not easy for women due to gender inequalities and obstacles in this period. By discussing the gender-specific applications in many spheres such as marriage, employment, education and literature, I will try to display the fact that women faced different obstacles in those spheres in the Victorian period. Despite those obstacles and inequalities, Aurora Leigh, the heroine in Browning's poem is determined to be a poet. At last Aurora succeeds in becoming a poet and marries her cousin Romney Leigh. Her success and this marriage plot show that womanhood is not an obstacle for being a poet. This thesis aims to deal with the difficulties Aurora faces in her journey towards being a poet as a woman due to the values of the patriarchal Victorian society. Depiction of every stage of Aurora's growth and her experiences with some other characters in the poem show men's vision of womanhood. Discussing this vision of patriarchal society, this thesis shows how Browning problematizes conventional gender roles in the Victorian society, gives voice to women in the world of poetry, and uses writing as a challenge to the values of the Victorian patriarchal society by her Aurora Leigh.; Elizabeth Barrett Browning'in Aurora Leigh adlı uzun anlatı şiiri Victoria döneminde şair olmaya çalışan bir kadının hikayesini ele almaktadır. Ancak cinsiyet eşitsizlikleri ve çeşitli engellerden dolayı bu dönemde şiir yazmak kadınlar için kolay değildir. Evlilik, iş hayatı, eğitim ve edebiyat gibi alanlarda cinsiyete dayalı uygulamalar ele alınarak, kadınların bu alanlarda farklı engellerle karşı karşıya kaldıkları gösterilmektedir. Bu engel ve eşitsizliklere rağmen, Browning'in şiirindeki kadın kahraman Aurora Leigh şair olmaya kararlıdır. Sonunda şair olmayı başaran Aurora aynı zamanda kuzeniyle evlenmektedir. Aurora'nın başarısı ve bahsi geçen evlilik konusu kadınlığın şair olmak için bir engel teşkil etmediğini göstermektedir. Bu tez bir kadın olarak şair olma yolunda ataerkil toplumun değerlerinden dolayı karşılaştığı zorlukları ele almaktır. Aurora'nın bütün gelişim evrelerinin betimlenmesi ve kahramanın şiirdeki diğer karakterle ilişkileri erkeklerin kadınlığa bakış açısını gözler önüne sermektedir. Bu tez, ataerkil toplumun bu bakış açısını ele alarak, Browning'in Aurora Leigh adlı şiiri aracılığıyla Victoria toplumundaki geleneksel cinsiyet rollerini nasıl sorunsallaştırdığını, şiir dünyasında kadınların sesini nasıl duyurduğunu ve ataerkil toplumun değerlerine yazarak nasıl başkaldırdığını göstermektedir
</description>
<pubDate>Fri, 01 Jan 2016 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/20.500.12416/5570</guid>
<dc:date>2016-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
