<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Yüksek Lisans Tezleri</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12416/57" rel="alternate"/>
<subtitle>Yüksek Lisans Tezlerini İçerir.</subtitle>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12416/57</id>
<updated>2026-10-28T17:21:32Z</updated>
<dc:date>2026-10-28T17:21:32Z</dc:date>
<entry>
<title>Suriyeli mültecilerin yer seçimi ve yerleşim (kalıcılık) karar süreçlerini şekillendiren unsurların incelenmesi: Yenimahalle (Ankara) örneği</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12416/8395" rel="alternate"/>
<author>
<name>Destina, Demirtaş</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12416/8395</id>
<updated>2024-05-23T10:17:43Z</updated>
<published>2023-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Suriyeli mültecilerin yer seçimi ve yerleşim (kalıcılık) karar süreçlerini şekillendiren unsurların incelenmesi: Yenimahalle (Ankara) örneği
Destina, Demirtaş
2011 yılında Suriye'de patlak veren iç savaşın ardından milyonlarca insan ülkesini terk ederek güvenli bölgelere göç etmek zorunda kalmıştır. Suriye'den Lübnan, Ürdün, Irak ve Türkiye gibi komşu ülkelere ve Avrupa ülkelerine doğru yayılan göç dalgası, yirmi birinci yüzyılın en büyük kitlesel göç hareketliliği olarak anılmaktadır. Türkiye, 2011 ve 2015 yılları arasında Suriyelilere karşı uygulamış olduğu "açık kapı politikası" nedeniyle Suriyeli göçünden en fazla etkilenen ülke olmuş ve 2023 yılı itibariyle yaklaşık 3.3 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapmasıyla dünya üzerinde en fazla mülteci barındıran ülke konumuna gelmiştir. Böyle bir göç sürecine hazırlıklı olmayan Türkiye, başlangıçta ülkeye giren Suriyelileri sınır kentlerine kurulan çadır kentlere ve barınma merkezlerine yerleştirmiştir. Ancak, Suriyeli sayısının kısa sürede kontrolsüz şekilde artmasıyla çadır kentlerde ve barınma merkezlerinde sunulan hizmetler yetersiz kalmaya başlamıştır. Yaşam koşullarının kötüye gitmesi ve Türkiye'de Suriyelilere yönelik yerleştirme politikasının eksikliği nedeniyle Suriyelilerin %98.5'i kendi imkânlarıyla kentlerde yaşamayı tercih etmiştir. Kentlerin belirli bölgelerinde kümelenme eğilimi gösteren Suriyelilerin, kentlerdeki sosyo-mekânsal değişime olan etkisinin okunması, mültecilerin yer seçimi ve yerleşim (kalıcılık) süreçlerinin ve belirleyici unsurlarının incelenmesini gerekli kılmıştır. Bu kapsamda çalışma, Suriyeli mültecilerin ilk yer seçimi tercihlerini ve sonrasında yerleşim (kalıcılık) süreçlerini araştırmayı, yer seçimi ve yerleşim (kalıcılık) süreçlerini şekillendiren unsurları ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, nitel bir araştırma yaklaşımıyla yer seçimi ve yerleşim (kalıcılık) süreçlerini şekillendiren unsurların Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde Suriyelilerin yoğunlukta olduğu Karşıyaka, Yeşilevler ve Demetevler Mahallelerinde gerçekleştirilen saha çalışmasıyla tespit edilmesi hedeflenmiştir.; After the outbreak of the internal war in Syria in 2011, millions of people were forced to leave their country and migrate to safe regions. The migration wave that spread from Syria to neighboring countries such as Lebanon, Jordan, Iraq, Turkey, and European countries is referred to as the largest mass migration movement of the twenty-first century. Turkey, due to its "open-door policy" towards Syrians between 2011 and 2015, became the most affected country by the Syrian migration and, as of 2023, has hosted approximately 3.3 million Syrians, making it the country with the highest number of refugees in the world. Turkey, unprepared for such a migration process, initially settled incoming Syrians in tent cities and accommodation centers established in border cities. However, as the number of Syrians rapidly increased without control, the services provided in these tent cities and accommodation centers became inadequate. With deteriorating living conditions and the absence of a comprehensive emplacement policy for Syrians in Turkey, 98.5% of Syrians preferred to live in cities on their own choices. The clustering tendency of Syrians in specific areas within cities and its impact on the socio-spatial changes in urban areas necessitate the examination of the refugees' location choices and settlement (permanence) processes and the determinants of refugees' location choices and settlement (permanence) processes. In this context, this study aims to investigate Syrian refugees' initial location choices and subsequent settlement (permanence) processes, as well as to identify the factors shaping location choice and settlement (permanence) processes. In line with this objective, a qualitative research approach was used to identify the factors shaping location choices and settlement (permanence) processes through a field study conducted in the neighborhoods of Karşıyaka, Yeşilevler, and Demetevler, where Syrians are predominantly concentrated in the Yenimahalle district of Ankara.
</summary>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Konutlarda kapalı otoparkların enerji verimliliği açısından tasarım standartlarının değerlendirilmesi</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12416/8394" rel="alternate"/>
<author>
<name>Can, Ramazan</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12416/8394</id>
<updated>2024-05-23T10:17:37Z</updated>
<published>2023-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Konutlarda kapalı otoparkların enerji verimliliği açısından tasarım standartlarının değerlendirilmesi
Can, Ramazan
Hava kirliliği, çevre kirliliği, kaynakların hızla tükenmesi gibi küresel sorunlar,&#13;
sağlık ve konfor koşullarının giderek bozulması gibi olumsuzluklarla birlikte&#13;
sürdürülebilirlik kavramını her geçen gün daha önemli hale getirmektedir. Ekolojik,&#13;
ekonomik ve sosyokültürel alanlara etkisinden dolayı, sürdürülebilirlik esaslarının&#13;
sağlanması gereken en önemli alanlardan biri de yapı sektörüdür. Artan nüfus ile&#13;
teknolojinin de gelişmesine paralel olarak hız kazanan üretim ve tüketim döngüsü iyi&#13;
yönetilemediği için ortaya çıkan iklim değişikliği ve küresel ısınma gibi sorunlar geri&#13;
dönülmesi zor bir noktaya geldiğinden dolayı enerji verimliliği, karbon salımının&#13;
azaltılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması daha da önem kazanmıştır.&#13;
Mimarlar mekân tasarımlarında pasif tasarım kriterlerini göz önünde bulundurarak&#13;
özellikle enerji performansı yüksek yapılar üretme çabasındadır. Yapıların enerji&#13;
tüketimleri harcanan toplam enerjideki oranları nedeniyle çok önemlidir. Yapıların&#13;
büyük kısmını oluşturan konutlarda ise durum aynıdır. Konut yapılarının&#13;
tasarımlarında enerji etkin bir yapı tasarımı için yapının konut olan bölümleri kadar&#13;
ortak kullanım alanları da göz önünde bulundurulmalıdır. Ortak kullanım alanlarından&#13;
olan kapalı otoparkların ise binaların enerji tüketimindeki payları çok fazladır. Bu&#13;
yüzden yönetmeliklerde kapalı otopark alanlarının enerji verimliliğinin sağlanması ile&#13;
ilgili düzenlemelere ihtiyaç vardır. Özellikle konutlardaki kapalı otoparkların binanın enerji tüketimine etkisi, üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Bu&#13;
yüzden konut yapılarında otopark alanlarının tasarımı yapının enerji performansını&#13;
olumlu yönde etkileyecek şekilde tasarlanmalıdır.; Global problems such as air pollution, environmental pollution, and rapid&#13;
depletion of resources, together with negativities such as the gradual deterioration of&#13;
health and comfort conditions, make the concept of sustainability more critical day by&#13;
day. Due to its impact on ecological, economic and socio-cultural areas, the building&#13;
sector is one of the most important areas where sustainability principles must be met.&#13;
Energy efficiency, reduction of carbon emissions and use of renewable energy sources&#13;
have gained even more importance as problems such as climate change and global&#13;
warming, have emerged due to the fact that the production and consumption cycle,&#13;
which has accelerated in parallel whit the increasing population and the development&#13;
of technology, cannot be managed well. Architects try to produce buildings with high&#13;
energy performance, considering passive design criteria in building designs. The&#13;
energy consumption of buildings is very important due to their ratio to the total energy&#13;
consumed. The situation is the same for the residences, which constitute most of the&#13;
buildings. In the design of residential buildings, common areas should be considered&#13;
and the residential parts of the building for an energy-efficient building design. The&#13;
share of indoor parking lots, which are among the common areas, in the energy&#13;
consumption of the buildings is very high. Therefore, regulations are needed to ensure&#13;
the energy efficiency of indoor parking areas. The effect of indoor parking garages,&#13;
especially in residences, on the energy consumption of the building is an issue that should be emphasized. Therefore, the design of parking lots in residential&#13;
buildings should be designed in a way that will positively affect the energy&#13;
performance of the building.
</summary>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Interior wayfinding and sign systems for the visually impaired people</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12416/8393" rel="alternate"/>
<author>
<name>Nouravar, Mahsa</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12416/8393</id>
<updated>2024-05-23T10:17:32Z</updated>
<published>2015-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Interior wayfinding and sign systems for the visually impaired people
Nouravar, Mahsa
The purpose of this research was to study wayfinding by the people with visually impairment&#13;
and the blinds. This study was carried out in Ankara, the Capital of Turkey that is rebuilt to&#13;
remove barriers in order to welfare the impaired transportation and especially the research&#13;
site was Besevler station. As total number of visually impaired people in Turkey is 216.077&#13;
individuals, of them 10000 live in Ankara, so the necessity of performing such study is&#13;
clearly obvious. Data was collected by interview with responsible staffs, the municipality, the&#13;
performer of this design, consultants of the management of the impaired in the ministry of&#13;
social policies, family welfare and the impaired and elders, close observation of the place of&#13;
Tactile Paving Surfaces design performance and take photos of its operational processes, and&#13;
also theoretical studies related to this subject through internet, the existing resources and&#13;
library studies, to get familiar with visually impaired people, their needs and the extent&#13;
Tactile Paving Surfaces referred to their community place in Ankara, Alti Nokta Korler&#13;
located in Demirtepe. Then the researcher had a travel to Iran and Tabriz city to get familiar&#13;
with the method of Tactile Paving Surfaces design performing and interviewed with those&#13;
responsible for performing it in this city. In this study, the following issues were examined in&#13;
different sections of the thesis: Tactile Paving Surfaces all over the world, wayfinding and&#13;
sign systems, indoor wayfinding systems for visually impaired. Generally, it became clear&#13;
that performing Tactile Paving Surfaces design in Iran is similar to other countries and&#13;
Turkey with this difference that in outdoors they prefer rocky sample to the plastic one that is&#13;
in contrast to Turkey, i.e. in Turkey even in outdoors they prefer plastic sheets to perform&#13;
Tactile Paving Surfaces design. Also, in this research, it was found that unfortunately&#13;
developing countries do not pay attention to needed standards in producing the sheets and&#13;
necessary materials and on the other hand, in performing it, they use non-expertise staff&#13;
without considering standards while setting the sheets that lead to many problems. Important&#13;
implications were proposed regarding Tactile Paving Surfaces rout to be performed according&#13;
to standards.; Bu araştırmanın amacı, görme bozukluğu olan veya hiç görmeyen kişilerde yön bulma&#13;
yöntemlerini araştırmaktır. Çalışmamız engelli insanların ulaşımlarını kolaylaştırmak amacı ile&#13;
bütün bariyerler kaldırılmış olan ve Türkiye’nin başkenti olan Ankara’da ve özelliklede&#13;
araştırma konumuz olan Beşevler’de gerçekleştirilmiştir.&#13;
Türkiye'de yaşayan 216.077 engelli kişiden, 10000 kişi Ankara'da yaşamaktadır. Bu yüzden bu&#13;
çalışma ve benzer çalışmaların ne kadar gerekli olduğu çok belirgin şekilde görülmektedir.&#13;
Kullandığımız veriler, Belediye, tasarımcı personel,sosyal politikalar bakanlığındaki engelliler&#13;
yönetiminde olan danışmanlar, aile refah sorumluları, engelliler ve yaşlılardan araştırma&#13;
yaparak toplanmıştır.Ayrıca çalışmada algılanabilir uyarı yüzeyler ve kaldırılmalar, yakından&#13;
gözlem altına alınmıştır ve bütün işlem süreçlerinden fotoğraf çekilmiştir. Çalışmanın bir&#13;
kısmı, internet üzerinden yapılarak bu konu ile ilgili bütün teorik çalışmalar ve mevcut olan&#13;
kaynaklar ve literatürler araştırılmış ve kütüphane çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın&#13;
devamında, Görme engel olan kişilerin ziyaretine gidilmiştir ve bu insanların ihtiyaçlarını&#13;
yakından takip edilmiştir. Algılanabilir uyarı yüzeyler ve kaldırılmalar bu insanların evlerinin&#13;
yakınlığında geliştirmek, için kadro ve personel ile mülakat yoluyla Demir tepe’de bulunan&#13;
ALTINOKTA KÖRLER’ da veri toplanmıştır.&#13;
Daha sonra araştırmacı, İran’ ın Tebriz kentine yolculuk ederek Tebriz şehrinde algılanabilir&#13;
uyarı yüzeyler ve kaldırılmaların tasarımı ile ilgili, kullanılan metodları araştırıp bu konuyla&#13;
ilgili sorumlu insanlardan bilgi toplamıştır.Bu çalışmada aşağıdaki sorunlar incelenmiştir&#13;
algılanabilir uyarı yüzeyler ve kaldırımaların tüm dünyada yön ve yol bulmak ve işaret&#13;
sistemleri ve görme engelliler için kapalı ortamlarda yön bulma sistemleri.&#13;
Genel olarak İranda’ki algılanabilir uyarı yüzeyler ve kaldırmların tasarımları Türkiye ve&#13;
dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibidir. Bu tasarımlarla ilgili İran ve Türkiye’de bulunan&#13;
tek bir fark bulunmaktadır. İran’da Türkiye’nin aksine dış ortamlarda kaya örneklerini plastik&#13;
örneklerine tercih vermekteler. Türkiyede dış ortamlarda algılanabilir uyarı yüzeyler ve&#13;
kaldırımaların disiğn ve tasarımlarında plastik levhaları tercih ediyorlar.&#13;
Bu araştırmanın sonuçlarına göre maalesef gelişmekte olan ülkeler bu plastik levhaların&#13;
üretiminde gereken standartalar ve gerekli olan maddelerin sağlanmasına dikkat etmiyorlar.&#13;
Ayrıca bu ürünlerin üretimi ile ilgili, az tecrübesi olan ve uzman olmayan personel işe alınması&#13;
ile gereken standartları göz önüne almadan çok ciddi problemler ortaya koymaktalar
</summary>
<dc:date>2015-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Consideration of adaptive reuse process within the context of energy-efficient building design strategies: The example of traditional Şanlıurfa house</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12416/7532" rel="alternate"/>
<author>
<name>Bucak, Eda Nur</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12416/7532</id>
<updated>2024-03-08T08:01:22Z</updated>
<published>2023-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Consideration of adaptive reuse process within the context of energy-efficient building design strategies: The example of traditional Şanlıurfa house
Bucak, Eda Nur
Günümüzde sürdürülebilirlik her alanda olduğu gibi inşaat alanında da oldukça önemli bir noktaya gelmiştir. İnşaat alanında sürdürülebilirlik bağlamında mevcut binaların fiziksel ömrünün sonuna dek kullanım ömrünün uzatılması ve atıl kalmasının önlenmesi oldukça önemlidir. Binaların işlevinin güncelliğini yitirmesi, binanın kullanıcılarının ihtiyaçlarını sağlayamaması gibi nedenler binanın kullanım ömrünün sonlanmasının sebeplerindendir. Bu sebeplerin binanın yıkılıp yeniden yapılması yerine bina dönüşüm stratejileri uygulanarak ortadan kaldırılması binanın yıkım ve yeniden yapımında ortaya çıkacak olumsuz çevresel etkilerin ve enerji tüketiminin azaltılmasını sağlayabilir. Bu tez çalışması, bina dönüşüm stratejilerinden adaptive reuse ile bina sürdürülebilirliğinin arttırılması, retrofitting stratejileri ile binanın kullanıcılarının ısıl ve görsel konforunun enerji verimli çözümlerle iyileştirilmesi, uyarlanarak yeniden kullanım ve retrofitting stratejilerinin süreçleri ile her iki stratejinin birlikte planlanmasının önemine odaklanmıştır. Bu bağlamda daha önce atıl durumuna geldikten sonra restorasyon yapılmış, adaptive reuse ile işlev dönüşümü yapılmış geleneksel konut binası üzerinden saha çalışması yapılarak restorasyon ve uyarlanarak yeniden kullanım sonrasında binanın sürdürülebilirliği, kullanıcı konforunun güncel durumu, binanın enerji tüketimi yerinde ölçümler ve simulasyon yöntemi ile belirlenmiştir. Yapılan belirlemeler sonucunda binada ısıl ve görsel konforu enerji verimli şekilde iyileştirmek üzere iyileştirme önerileri geliştirilmiştir.; Nowadays, sustainability has come to a very important point in construction, as it is in every subject. In the context of sustainability in construction, it is very important to extend the useful life of existing buildings until the end of their physical life and to prevent them from being idle. The reasons such as the outdated function of the buildings and the inability to answer the needs of the users of the building are among the reasons for the end of the building's using life. Elimination of these reasons by applying building conversion strategies instead of demolishing and rebuilding the building can reduce the negative environmental effects and energy consumption that will occur in the demolition and reconstruction of the building. This thesis focuses on increasing the sustainability of the building with adaptive reuse one of the building conversion strategies, improving the thermal and lighting comfort of the building with energy-efficient solutions, the processes of adaptive reuse and retrofitting strategies, and the importance of planning both strategies together. In this thesis, a traditional residential building, which was restored after being idle, and whose function was transformed with adaptive reuse, was chosen for the field study. The sustainability of the selected building after restoration and adaptive reuse, the current state of user comfort, and the energy consumption of the building were determined by on-site research, measurements, and simulation method. As a result of the determinations made, improvement suggestions were developed to improve the thermal and lighting comfort in the building in an energy-efficient way.
</summary>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
