<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="http://hdl.handle.net/20.500.12416/152">
<title>İşletme Bölümü Tezleri</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12416/152</link>
<description>İşletme Bölümü Tezlerini İçerir.</description>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/20.500.12416/6470"/>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/20.500.12416/6468"/>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/20.500.12416/6436"/>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/20.500.12416/6427"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-10-28T16:55:14Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/20.500.12416/6470">
<title>Neuroscience applications in business</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12416/6470</link>
<description>Neuroscience applications in business
Şeherli, Gizem
Nörobilim, iş dünyasında gelişmekte olan bir alan olup konuyla ilgili yapılan çalışmaların çoğu kavramsal niteliktedir. Bu çalışmada nörobilim uygulamalarının işletmelerde nasıl ele alındığı incelenmiştir. Bu kapsamda nörobilim uygulamalarının avantaj ve dezavantajları ile nörobilimin nasıl tanımlandığı, kurgulanan araştırma soruları çerçevesinde incelenmiştir. Araştırma nitel bir desende gerçekleştirilmiş olup, akademisyenler ve alanda çalışan firma sahipleri veya yöneticileri ile yapılan on dört mülakat çerçevesinde yapılmıştır. Görüşme metinleri içerik analizi ile incelenmiş ve sonuç olarak üç ana tema ortaya çıkmıştır. İlk tema nörobilimin içeriği ile ilgilidir. Nörobilimin içeriği ile ilgili olarak, disiplinler arası doğası, beyin bilimine dayanması ve yabancı kaynaklara bağımlılığı en çok bahsedilen temalardır. Türkiye'de nörobilim uygulamalarının etkili olmasına rağmen dışa bağımlılığının yüksek olduğu katılımcılar tarafından vurgulanmıştır. İkinci tema, nörobilim uygulamalarının avantajlarından oluşmaktadır. Nörobilim uygulamalarının avantajları temel olarak pazarlama ile ilgili avantajlar, verimlilikle ilgili avantajlar ve rekabetle ilgili konular olarak sınıflandırılmıştır. Öte yandan, sonda yer alan tema, nörobilim uygulamalarının dezavantajları hakkındadır. Nörobilim araştırmalarının dezavantajları ile ilgili ifadeler sınırlı olmakla birlikte, çoğunun bu uygulamaların suiistimallere yatkınlığı ile ilgili olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca, uygulamalarla ilgili artan etik kaygılar da dile getirilmektedir. Buna uygun olarak mevcut çalışma, uzman görüşlerine dayalı olarak işletmelerde nörobilim uygulamalarının mevcut durumunu ortaya koymaktadır.; Neuroscience is an emerging field in business life and most of the studies conducted on the topic are conceptual. In this study, how neuroscience applications take place in business is examined. In this context, the advantages and disadvantages of neuroscience applications and how neuroscience was defined were investigated within the framework of research questions. The study was carried out in a qualitative pattern, and 14 interviews were conducted with academicians and company owners or managers working in the field. The interview texts were examined by content analysis and as a result, three main themes have emerged. The first theme is about the content of neuroscience. Regarding the content of neuroscience, the most mentioned themes are its interdisciplinary nature, its basis on brain science and its dependence on foreign sources. It is emphasized by the participants that although neuroscience applications are effective in Turkey, its external dependence is high. The second theme consists of advantages of neuroscience applications. The advantages of neuroscience applications are mainly classified as marketing related advantages, efficiency related advantages and competition related topics. On the other hand, the final theme is about disadvantages of neuroscience applications. Although the statements about the disadvantages of neuroscience research are limited, it has been observed that most of them are about the susceptibility of these applications to abuses. Moreover, growing ethical concerns about the applications are also expressed. In accordance, this study provides current situation of neuroscience applications in businesses based on expert opinions.
</description>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/20.500.12416/6468">
<title>The effect of human resources practices and digital human resources activities on employee wellbeing</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12416/6468</link>
<description>The effect of human resources practices and digital human resources activities on employee wellbeing
Altun, Tarık
İnsan kaynakları yönetimi çalışanların işe olan tutum ve davranışlarını ve sosyal hayatlarını etkileyen uygulamaları bünyesinde barındırması sebebiyle önem taşırken aynı zamanda işletmelerin stratejik hedeflerine ulaşmasında ana faktörlerden birisidir. İnsan kaynakları yönetimi ve uygulamalarına önem veren işletmeler rekabetçi piyasa şartlarıyla etkili mücadele edebilecekleri gibi çalışanların kariyerlerine ve sosyal hayatlarına pozitif anlamda katkı sağlayacaklardır. Bu çalışmada insan kaynakları yönetimi uygulamalarının çalışan iyi oluşu üzerine etkisi incelmiştir. Bu ilişki dijital devrimin yaşandığı günümüz dünyası ile değerlendirilmiş ve dijital insan kaynakları faaliyetlerinin çalışanların iyi oluşu üzerine etkisi ayrıca incelenmiştir. Ankara'da kamu ve özel sektörde çalışan 361 kişiye uygulanan anket sonucunda, insan kaynakları uygulamaları boyutlarından ödüllendirme ve kariyer ile çalışan iyi oluşu arasında anlamlı bir ilişki bulunamazken, sırasıyla ücret, iletişim ve eğitim boyutlarının çalışan iyi oluşu üzerinde anlamlı pozitif bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Dijital insan kaynakları boyutlarından sadece dijital eğitim faaliyetlerinin çalışan iyi oluşu üzerinde anlamlı bir etki oluşturduğu, diğer dijital insan kaynakları faaliyetlerinin çalışanların iyi oluşlarını etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır.; As one of the core factors for businesses to reach their strategic goals, human resources management is of great importance owing to its scope, including employees' attitudes and behaviors towards work and the practices that exert influence on their social lives. Businesses attaching importance to human resources management and relevant practices, gain and maintain a competitive advantage in challenging market conditions and contribute positively to the careers and social lives of their employees. In this study, the effect of human resources management practices on employee wellbeing is examined. Considering the digital revolution in today's world, the study also focuses on the effect of digital human resources activities on employee wellbeing. Aiming at identifying the level of correlation between the dimensions of human resources practices and wellbeing, the survey applied to 361 people working in public and private organizations in Ankara, revealed that there is no significant effect of rewards and career on employee wellbeing; in contrast compensation, communication and training respectively have significant positive impact on employee wellbeing. In terms of the digital human resources dimensions, the study has concluded that only activities regarding digital training impact employee wellbeing significantly, and other digital human resources activities do not affect the wellbeing of employees.
</description>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/20.500.12416/6436">
<title>Determination of criterion that affects supplier selection in public administration software tenders and selection of supplier</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12416/6436</link>
<description>Determination of criterion that affects supplier selection in public administration software tenders and selection of supplier
Tolun, Selen
In today?s world, project management has gained importance depending on the project production. Public institutions expect to receive the best service by optimizing the use of their limited resources. Thus, they should carry out a careful assessment about the selection of the firm to provide the service. They also should be able to decide the criteria according to which the priorities will be determined for the alternative firms to provide the relevant service. In this study, determination of the criteria needed to be taken into consideration for evaluating of firms' proposals and determination of firm selection under the light of determined criteria in the software tenders made by public institutions were made with the help of Multi-Criteria Decision Making Methods.The aim of this study is to find a hybrid solution by using AHP technique to determine criteria weights in the firm selection from alternatives regarding firm selection criteria for software tenders of public institutions and by using TOPSIS technique to range these as well as to present Fuzzy TOPSIS method applied to reach a group decision in fuzzy environment where decisions are taken in atmosphere of uncertainty. First of all, the importance weights of decision criteria were determined with senior executives of the public institution, and then five firm alternatives were evaluated with the help of Multi-Criteria Decision Making Methods regarding determined decision criteria. Thus, it is seen that common decisions for firm selection can be taken by using scientific and feasible methods that supply advantages in many aspects in software tenders of public institutions.; Günümüzde proje üretimine bağlı olarak proje yönetimine önem vermeye başlanmıştır. Kamu kurumları kısıtlı kaynaklarını iyi şekilde kullanarak, en iyi hizmeti vermesi beklenmektedir. Hizmeti sağlayacak firmaların seçiminde yapacakları değerlendirmede oldukça özenli olmak zorundadırlar. Kamu kurum ve kuruluşları uygulamayı düşündükleri hizmeti sağlayacak firma seçenekleri arasındaki önceliklerin hangi ölçütlere göre belirlenmesi gerektiğine karar verebilmelidir. Çalışmada, kamu kurumlarının yaptığı yazılım ihalelerinde firma tekliflerinin değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gereken kriterlerin belirlenmesi ve belirlenen kriterler ışığında firma seçiminin gerçekleştirilmesi Çok Ölçütlü Karar Verme Teknikleri yardımıyla gerçekleştirilmiştir.Bu çalışmanın amacı, kamu kurumları yazılım ihaleleri için uygun olan firma seçim kriterlerini göz önüne alarak, alternatifler arasından yapılacak firma seçiminde, kriter ağırlıklarının belirlenmesi için AHP tekniği ve bunların sıralanması için de TOPSIS tekniği kullanarak hibrid bir çözüm oluşturmak ve belirsizlik altında kararların verildigi bulanık ortamlarda, grup kararı vermede yararlanılan Fuzzy TOPSIS yöntemini ortaya koymaktır. Yöntemlerin uygulamasında, öncelikle kamu kurumlarından üst düzey yöneticileri ile karar kriterinin önem ağırlıklarını belirlenmiş, ardından belirlenen karar kriterlerine göre beş firma alternatifi Çok Ölçütlü Karar Yöntemleri yardımıyla değerlendirilmiştir. Böylece, kamu kurumu yazılım ihalelerinde birçok açıdan avantaj sağlayan, bilimsel ve kolay uygulanabilir yöntemleri kullanılarak, firma seçimi için ortak kararların alınabileceği gösterilmektedir.
</description>
<dc:date>2013-09-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/20.500.12416/6427">
<title>Stratejik insan kaynakları yönetimi ile örgütsel bağlılık ilişkisi: Millî Eğitim Bakanlığı örneği</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12416/6427</link>
<description>Stratejik insan kaynakları yönetimi ile örgütsel bağlılık ilişkisi: Millî Eğitim Bakanlığı örneği
Öylek, Nevzat
Bu çalışmada kamu örgütlerinin performansını etkileyen faktörler bağlamında insan kaynağının stratejik yönetimi ve örgütsel bağlılık konusu ele alınmıştır. Çalışmayla Millî Eğitim Bakanlığı'nın stratejik insan kaynakları yönetim konusundaki öğretmen algısı ile öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişki, öğretmen algısı ve bağlılığını etkileyen faktörlerin neler olduğunun ortaya konulmasına çalışılmıştır. Dört farklı hizmet bölgesinde çalışan 400 öğretmenin katılımı ile Millî Eğitim Bakanlığı'nın stratejik insan kaynakları yönetimi hakkındaki algıları ve örgütsel bağlılıkları konusunda veriler toplanmıştır. Stratejik insan kaynakları yönetimi, insan kaynakları uygulamalarının birbiriyle uyumunu ifade eden yatay boyutu ile bu uygulamaların kurum stratejileri ile uyumunu ifade eden dikey boyutu bakımından ele alınmıştır. Örgütsel bağlılık ise örgütte kalmanın etik bir zorunluluk olarak kabul edildiği normatif bağlılık, örgütten ayrılmanın maliyeti nedeniyle örgütte kalmayı ifade eden devamlılık bağlılığı ve bireyin örgüte karşı olumlu tutum geliştirerek örgütle özdeşleşmesini ifade eden duygusal bağlılık olmak üzere üç boyutlu bağlılık yaklaşımıyla ele alınmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Örgütsel Bağlılık Ölçeği ve Kamuda Stratejik İnsan Kaynakları Yönetim Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler, SPSS programı ile korelasyon, regresyon, tek örneklem t-testi, bağımsız örneklem t-testi ve ANOVA testi ile analiz edilmiştir. Öğretmenlerin stratejik insan kaynakları yönetimi algıları ve örgütsel bağlılıklarıyla ilgili hipotezler test edilmiş ve bunlar arasındaki ilişki stratejik insan kaynakları yönetiminin iki alt boyutu ile örgütsel bağlılığın üç alt boyutu bağlamında katılımcıların kişisel bilgileri ile birlikte analiz edilmiştir. Bu analizler sonucu stratejik insan kaynakları yönetiminin yatay ve dikey boyutları bağlamında Millî Eğitim Bakanlığı'nın stratejik insan kaynakları yönetiminin gereklerine göre yönetilmediği algısına sahip oldukları; öğretmenlerin stratejik insan kaynakları yönetimi algısının hizmet bölgelerine göre anlamlı derecede farklılık gösterdiği; öğretmenlerin Millî Eğitim Bakanlığı'na duygusal ve normatif bağlılıklarının düşük, devamlılık bağlılıklarının ise yüksek olduğu; öğretmenlerin Millî Eğitim Bakanlığı'na duygusal bağlılıklarının bölgeler arasında anlamlı derecede farklılaştığı; stratejik insan kaynakları yönetiminin dikey ve yatay boyut algıları ile örgütsel bağlılığın duygusal ve normatif boyutları ile doğru yönde, devamlılık boyutuyla ile ters yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Çalışmada stratejik insan kaynakları yönetimi ile örgütsel bağlılık ilişkisi ortaya konularak kamu örgütleri için yeni bir alan olan stratejik insan kaynakları yönetimi konusunda önerilerde bulunulmuştur. Ayrıca kamu kurumları için stratejik planlamanın zorunlu olduğu günümüzde insan kaynaklarının stratejik bir kaynak olarak görülmesi ve yönetilmesini sağlayacak veriler ortaya konularak kamu yöneticilerinin insan kaynakları yönetimi ile ilgili düzenlemelerde yararlanabilecekleri bilgiler üretilmiştir.; In this study, strategic management of human resources and organizational commitment issues within the context of the factors affecting the performance of public organizations has been discussed. In this study the relationship between the teacher perception of the Ministry of National Education and teachers' perceptions of organizational commitment has been tried to be revealed besides explaining the perception of teachers and the factors that determine organizational commitment. The data were collected from the participation of 400 teachers working in four different regions with the strategic human resource management and organizational commitment perception of the Ministry of National Education. Strategic human resource management has been taken into account according to the horizontal dimension expressing the intercompatibility of human resources practices and the vertical dimension expressing the compliance of these practices with corporate strategies. The organizational commitment is discussed with the approach of three-dimensional organizational commitment that includes emotional, continuity and normative commitment. Personal Information Form, Organizational Commitment Questionnaire and a scale of Strategic Human Resource Management in the public sector were used as data collection tools. The obtained data were analyzed with one sample t-test for independent samples, one sample t-test and ANOVA using SPSS program. Teacher's perceptions towards strategic human resource management and hypotheses regarding their organizational commitment were tested and relationships between them were analyzed along with participants' personal details within the context of the two subdimensions of the strategic human resource management and the three subdimensions of organizational commitment.As a result of this analysis, it was seen that the teacher in the Ministry of National Education had a perception that it was not managed within the context of horizontal and vertical dimensions of strategic human resources managementn. The teachers' perception of strategic human resource management services differentiated significantly by region; teachers' emotional and normative commitment to the Ministry of Education was low whereas the continuity commitment was high; teachers' emotional commitment towards the Ministry of Education differentiated significantly by region. The perceptions of vertical and horizontal dimensions of the strategic human resource management were significantly in the direct proportion with emotional and normative dimensions of organizational commitment, whereas they were significantly in the inverse proportion with the dimension of continuity. In this study, a number of suggestions about strategic human resources management that is a new field for public organizations were made revealing the relationship between strategic human resource management and organizational commitment. Besides, in our day that strategic planning is mandatory for the public sector, knowledge that enables public managers to use human resources management technigues providet has been to see employees as strategic resources
</description>
<dc:date>2016-09-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
