Bu çalışma, Jakoben Dönemi üç büyücülük oyunu olan John Marston'nın Sophonisba'sı, Thomas Middleton'ın Cadı oyunu ve William Rowley, Thomas Dekker ve John Ford'un ortak çalışması olan Edmonton Cadısı'na özel olarak odaklanarak kadının cinselliği ve büyücülük arasındaki belirgin bağı açıklamayı amaçlar. Erken modern dönemde, eğitimli elit kesim arasında kadının zayıf cinsiyet algısına ilişkin olarak, bu oyunlar şeytanın ortağı olarak görülen sıra dışı kadınlara karşı kadınlardan nefret eden bir tutumu yansıtmaktadır. Cadı figürü, erkek egemen otoriteler tarafından çizilen sınırları ihlal eden, cinsel açıdan sapkın kadın olarak sunulmaktadır. Erkek egemenliğine ve otoritesine tehdit olarak algılanan cadının kontrol edilemeyen doğası ve ölçüsüz cinsel aktiviteleri, onun kötülüğünün, diğer bir deyişle karanlık büyülerinin kaynağı olarak yansıtılır. Karanlık büyüsü ve başa çıkılmaz davranışlarıyla cadı, doğaya ve Tanrıya karşı gelmektedir ve böylece erkek otoritesini de alaşağı etmektedir. Bu bakımdan, bu tez bahsi geçen oyunlarda, büyüyü doyumsuz cinselliğinin bir ifadesi olarak kullanıp, erkek egemenliğini tehdit eden cadı figürünü ele almaktadır. Sophonisba oyununda Erictho, klasik bir cadı olarak kadınsal şehvetin dehşetini temsil etmektedir. Bedensel şehvet ile erkeğin gücünü zayıflatır ve böylece sihirli yeteneklerine bağlı olarak erkek otoritesini güçsüz bırakır. Cadı oyunu, Hekate ve onun kardeş cadı karakterleri ile cinsel açıdan tatmin olmuş kadın tehlikesine ve cinsel geleneklerin saptırılmasına dikkat çekmektedir. Bu kadınlar cinsel açıdan deneyimli ve özgürlerdir; onlar da sihirleri ve büyüleriyle erkeğin gücünü zayıflatırlar. Son oyun, Edmonton Cadısı Mother Sawyer''ın bedeni üzerinden şeytanileştirilen ve saptırılan kadın bedeninin dehşetini sahnelemektedir. Onun bedeni toplumda var olan kötülüklerin kaynağıdır ve bu karmaşık beden Edmonton toplumuna kötülük yaydığı kadar cinsel karmaşa da yayan bir salgın gibi davranılmaktadır.
This study aims to explain the clear link between witchcraft and female sexuality with a special focus on the dramatic representation of the witch figure in three Jacobean witchcraft plays: John Marston's The Wonder of Women or The Tragedy of Sophonisba, Thomas Middleton's The Witch, and the collaborated work of William Rowley, Thomas Dekker and John Ford, entitled The Witch of Edmonton. Concerning the perception about woman as the weaker sex among the educated elite in the early modern period, these plays mirror the misogynistic attitude towards marginalized females as the devil's partners. The witch figure is presented as a sexually perverted female that transgresses the boundaries put by the male authorities. Perceived as a threat to male power and authority, the witch's uncontrollable nature and unruly sexual activities are reflected as the sources of her maleficium, which means to do harm by practising dark magic. With her dark magic and unruly behaviours, the witch acts against nature and God and so she becomes a heretic that overthrows the male authority. From this point of view, this thesis evaluates the witch figure that uses witchcraft as an expression of her insatiable sexuality, which threatens the male power in the mentioned plays. Erictho in Sophonisba, as a terrifying classical witch, represents the horror of female lust. She emasculates male power with her carnal lust and so weakens male authority in connection with her magical abilities. In The Witch, Hecate and her sister witches point the danger of sexually satisfied women and the perversion of sexual standards. They are sexually experienced and independent women; they also emasculate male power through their spells and charms. The last play, The Witch of Edmonton dramatizes the horror of the female body that is distorted and demonized through the body of Mother Sawyer. Her body is the cause of some mischiefs in the community and this unnatural body of the old witch is treated like an infection that contaminates malice as well as a sexual disorder in the Edmonton community